20 Ağustos 2013 Salı

Alkol, yapıldığı ürünlerin yetiştirildiği bölgeler başta olmak üzere binlerce yıldır üretilmekte ve içilmektedir.

Alkollü içkiler aynı zamanda ilaç olarak kullanılmış ve bu uygulama 20. yüzyılın başlarında modern tıbbın gelişmesine kadar devam etmiştir.

Alkol konusunda var olan kanunlar halkın sağlığından çok kamu düzeninin sağlanması veya alkol piyasasının düzenlenmesiamacıyla yapılmıştır.


Ancak bu durum, ortaçağ ve erken modern dönemlerde, endüstrileşme, iletişim olanaklarının artması ve kuvvetli distile içkilerin keşfigibi bir dizi gelişmeyle değişmiştir.

Öncelikle ispirtolu içkilerden duyulan kaygılara karşı oluşan, kapsamlı “içki karşıtı” hareketler, 19. ve 20. yüzyılın başlarında tüm alkollü içkilere karşı gelişerek Avrupa’nın büyük bir bölümüne yayılmıştır.

Tümünde olmasa bile birçok ülkede alkol karşıtı hareketler 20. yüzyılın sonlarında daha az önemli bir noktaya gerileyerek yok olmaya başlamıştır. “Alkolizm“in bir hastalık olarak adlandırılması fikri 19. yüzyılda gelişmeye başlamıştır.

Ve pek çok Avrupa ülkesinde alkolikleri tedavi etmek için evler veya sığınaklar (akıl hastaneleri) yapılmaya başlanmıştır.

Son yıllarda alkole bağlı problemlerin tartışılmasında “yeni halk sağlığı hareketi” esas model haline gelmiştir.

Bu da tartışmaların alkolikler gibi küçük bir grubun üzerine odaklanması yerine daha geniş boyutlarda tartışılmasına yol açmıştır.

Günümüz Avrupa’sında alkolün anlamı ve kullanımı aile yemeklerinde içilmesi, dini törenlerin esas parçası olması gibi birçok farklılıklar göstermektedir.

İçme davranışı, genellikle çalışma ile boş zaman geçirmearasındaki farkı anlatmak amacıyla kullanılmaktadır.

İçkili olmak sembolik olarak sarhoşluğa eşitse de kişilerin alkolün etkisinde nasıl davrandıkları, Avrupa genelinde farklı olarak algılanmaktadır.

0 yorum:

Yorum Gönder